Kardeşler ve kalleşler

Kardeşler vardır, 15 Temmuz gecesi sokaklarda vatanı, milleti canı pahasına koruyan.

Kalleşler vardır, 40 sene şerefsizce aramıza sızıp milleti ve devleti sırtından bıçaklayan.

17-25 Aralık’ta, 15 Temmuz hain işgal planında kardeş ile kalleş çok net görülüyordu. O sıkıntılı zamana geri dönmek yada benzerini tecrübe etmek elbette istemiyoruz.

Lakin geçen zaman içinde kardeş ile kalleşi puslu havanın içine soktular.

At izi, it izine karıştırmak istiyorlar.

Recep Tayyip Erdoğan’ın FETÖ ile mücadele gösterdiği iradenin onda biri bürokraside, kurumlarda, üniversitelerde yok..!

Bunları neden mi söylüyoruz.

Bakın bilinen ne kadar FETÖ yardakçısı iş adamı varsa büyük çoğunluğu tahliye edildi.

Hatta şirketlerini tek tek geri alıyorlar.

Bu isimlerin çoğu 17-25 Aralık sonrası dahi duruşlarından geri adım atmamış kişiler.

Denizli’de, Kayseri’de, Bursa’da ve daha birçok şehirde bu tahliyeler milletin vicdanını yaraladı ve yaralamaya devam ediyor.

Sorduğumuzda itirafçılık yasası kapsamında tahliye edildikleri ifade ediliyor.

Peki verdikleri bilgiler ne kadar sağlıklı..?

Kırk yıl bu millete ve devlete yalan söyleyen bu yapının militanlarına nasıl güveniyoruz? İtirafçılık yasası 15 Temmuz’dan sonra 6 aylık süreçte işletilmesi gereken bir mekanizmaydı. Seneler sonra itirafçı olanın güvenirliliği yoktur.

Hatta bir FETÖ duruşmasında kendisine ciddi ceza verileceğini anlayan militan son anda itirafçı olmak istiyorum diyor ve yasadan faydalanıyor.

Son bir aydır çevremde şahit olduğum hadiseleri şöyle bir özetlemek gerekirse, hem üniversite ortamında hemde bir kamu kuruluşunda Muhsin Yazıcıoğlu’nu katleden kişileri Başkan Erdoğan ile ilişkilendiren kişilere rastladım. Tam bir FETÖ söylemi içindeler peki bunlar nasıl görevde durabiliyor?

Geçtiğimiz günlerde kardeşimi 15 Temmuz sonrası yurtdışına kaçmış karı-koca hakimlerin FETÖ militanı olup olmadığını anlamak için adliyeye ifadeye çağırdılar. Bu kaçan hakim karı-koca usulsüz dinlemelerde imzası olanlar ama ne hikmetse savcı ve hakimler bu verileri kullanmayıp onları ihbar eden kardeşime hala bunlar FETÖcü mü diye soruyor. Neden? Elinizdeki deliller bunları mahkum etmeye yaramıyor mu?

Yine bir üniversitemizde öğrencileri hücre evlerine çağıran kişi hala görevinin başında yine aynı kişi bazı toplantılarda FETÖ militanı olan ve kurtulsun diye 15 Temmuz haftası emekli edilen birini öve öve bitiremiyor.

Şirketler geri veriliyor, görevden alınması gereken militanlar görevlerinin başında, Ana Muhalefet Partisi ve İP  üzerinden mesajlarını topluma ulaştırabiliyorlar.

Mahkeme salonlarında TULUM giymesi gerekenler ne hikmetse yada kim engel oluyorsa hala TULUM giymiyor.

15 Temmuz gecesi gazilerimize bakmayan FETÖ Militanı doktorlar şu an bazı hastanelerde çalışmaya başladı bile.

Şimdi soruyorum.

Terör örgütü ile mücadele böyle mi olur?

Beştepe FETÖ ile mücadelede gösterdiği iradeyi bürokrasiye ve yargıya aksettirmelidir.

Yoksa yeni 15 Temmuz’lar yada daha farklı versiyonları ile karşılaşmak içten değil.

Kalleşle mücadelede an ufak taviz vatana ihanettir.

RELATED ARTICLES
Haziran 29, 2019
Haziran 27, 2019
Haziran 26, 2019
Aralık 29, 2018

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Latest News
Haziran 29, 2019
Haziran 27, 2019
Haziran 26, 2019
Aralık 29, 2018
Haziran 23, 2018